Mahmet Kayrancı ile Dekoreller ve Mermer sektörüne dair söyleşi

Kendinizden bahseder misiniz?

1983 yılı Kastamonu Çatalzeytin Yeni Beyler Köyü doğumluyum.

Dekoreller ne zaman kuruldu?

Dekoreller 1989 yılında amcam ve babam tarafından kuruldu. 1989 yılından 2020’ye kadar aralıksız mermer faaliyetine devam ettik. 2020’de inşaat sektöründe de yer almaya başladık.

Mermer sizin için ne ifade ediyor? 

Bireysel olarak düşündüğümüzde mermer bizim ata işimiz.Benim Kayrancı soy ismim kayrak taşından geliyor. Büyük dedeme taşçı derlermiş. Evlerinde üstünde taş kapaklar vardı, dedem onları yararmış. Mermer ve taşçılık bizim için ata sporu gibi bir şey. Akrabalarımın %80-90’ı bu işi yapıyor. Severek yaptığımız bir iş. Günün şartlarında başladığımız zamanki kadar keyif almıyor olsakta severek yapıyoruz.

Türkiye maden potansiyeli ve rezervleri konusunda görüşlerinizi alabilir miyiz?

Türkiye mermer madeni olarak çok zengin. Bugün dünyanın en zengin ülkelerinden biriyiz. Hatta en zengin ülkesiyiz de diyebiliriz. Çeşitliliğimiz oldukça fazla, ancak yeterince pazarlayamadığımızı düşünüyorum. Bu sektörel bir sorun. Aslında Türkiye’nin geneline baktığımda; tam anlamıyla bir şeyimizi pazarlayıp  tam hakkını alamadığımızı düşünüyorum ben. Mermer sektörü bunlardan bir tanesi. İnşallah yeni kuşak, yeni yetişenler; daha teknolojik makineler ile bu işi daha iyi çözecekler. Biraz daha Ar-Ge çalışmalarına yoğunlaşmamız lazım.

Bu alanda ne gibi Ar-Ge çalışmalarımız var?

Teknoloji transferi ile beraber bu yönde çok güzel adımlar atılıyor. Ama bizim attığımız adımlar batıda daha önceden yapılmış şeyler oluyor. Kendimize özgü bir şeylerle çıkamadık. Bugün bunu yaşıyoruz. İtalyan makinelerinin farklı versiyonlarını burada yerli üretiyorsunuz ama senin bu ürettiğin makineyi orada zaten 20 yıldır kullanıyorlar. Sadece makine şu an yerli ama sen yerli yaptığında adam zaten senin iki derece üstünde.

Sürdürülebilir malzeme anlayışınız nedir?

Hiçbir malzemenin zayi olmaması gerekiyor. Aslında mermer tozuna kadar kullanılabilen bir malzeme. Her şey şu an teknoloji ve makineden geçiyor. Bizde uygun koşullarda işlenmediği için üretilen malzemenin %30’u zayi oluyor. Geri dönüşüm projeleri ile ilgili çalışmalar var. Devletin teşvikleri var. Bunlar sayesinde 20 sene öncesine nazaran daha iyi şeyler oluyor.

İlk tasarımınız ve ilk yaptığınız ürün neydi?

Orta okul zamanlarında kız arkadaşıma mermerden kalpli bir kolye yapmıştım.

Üretim yaptığınız taşların çeşitleri ve üretim kapasitelerini hakkında bilgi alabilir miyim?

Konuştuğumuz taşların hemen hemen hepsinde üretimimiz var. Zemin kaplamaları, banyo kaplamaları, hamam ile nadiren mezar işleri, çeşme var. Ama yoğunlukla merdiven ve mutfak tezgahı yapıyoruz, asıl alanımız bu. Mutfak tezgahlarında genel olarak kullandığımız üç sınıf malzeme var. Granit, kuvars ve porselen. Bu alanda yoğun bir şekilde çalışıyoruz.

Ürünleri nereden temin ediyorsunuz? 

Porselen şu an ithal bir malzeme. Granit de keza öyle. Bunların satışını yapan büyük firmalar var, biz bunlardan temin ediyoruz. Granit hemen hemen her depoda var. Bunların dışında Kuvarsda biraz çeşitlilik var. Bunu yapan ilk başta Çimson diye bir firma var. Zaten birçok insan ilk piyasaya giren Çimson olduğu için kuvars grubunu Ben Çimson TSE istiyorum diye geliyor bize. Bunun dışında birkaç tane daha ufak çaplı firma var. Lamar var porselen grubunda, Hindistan’dan gelen bir taş. Bunun distribütörlüğünü de Serra Granit yapıyor. Türkiye genelinde yoğun bir depoları var. Şu an depo anlamında piyasaya yön veren isimlerden bir tanesi.

Anladığım kadarıyla yurt dışı satışınız yok. Yurt içine hizmet veriyorsunuz. Sektör içinde ileriye yönelik bir yatırım planınız var mı? 

Makine parkuru ve yerimiz ile ilgili yatırım yapmak istiyoruz asında ama İstanbul içinde yer bulmak zor. Alan kısıtlı. Bu alanı büyütmek İstanbul için de çok büyük bir maliyet. Uzaklaştığınız zamanda bu sefer müşteriye ulaşmak artı bir maliyet. O yüzden yerleşim yerlerine yakın yerde faaliyet sürdürmek daha iyi. Bunun için çok fazla büyük bir makine parkuruna ulaşamıyoruz. Mevcut olan son sistem makine neyse buna ulaşıp bundan yolumuza devam etmek istiyoruz.

Üretim ve satış nerede gerçekleşiyor? 

Üretimimiz Habipler’de. Çünkü gece şehir içi insanların yoğun olduğu bir yerde tozlu sesli bir iş yapmak sıkıntı oluyor. Faaliyetimizi Habibler’de sürdürüyoruz. Burası  birazcık daha ferah şu an için. İnşaat faaliyetleri de sürdürdüğümüz için Sultançiftliği Uğur Mumcu Mahallesi’nde ofisimiz var. Ama üretimimiz Habipler’de.

Kaç metrekare alandasınız ve kaç kişi istihdam ediyorsunuz?

160 metrekare kapalı alanda faaliyet gösteriyoruz. Dekoreller bir aile şirketi. Abi ve kardeşlerimle çalışıyoruz, 4 kişiyiz. İş durumuna göre yardımcı elemanlar dış montaj ekipleri ile de çalışıyoruz.

Bu işe girmek isteyen genç girişimcilere tavsiyeleriniz neler olur?

Seviyorsanız yapın. Sevmiyorsanız para için yapılabilecek bir meslek değil. Taşla uğraşmayı benimsiyorsanız yapılacak güzel, keyifli bir iş. Yorucudur, zahmetlidir, kirli bir iştir ama işin sonunda temiz bir iş ortaya çıkartıyorsunuz. Kirli ellerle yapılan temiz bir iştir bizim işimiz. Bunu benimseyip özümseyebiliyorlarsa güzel bir iştir. Hiçbir zaman ölmeyecek ve değer kaybetmeyecek bir iş ama ben para kazanacağım diye bu işi yapacaksan daha kolay meslekler var, onları tercih et.

İşinizin kendi hayatınıza, size kattığı şeyler neler oldu?

İnsanlarla uğraşmayı seviyorsunuz. Yapmış olduğunuz her bir ürünün bir hikayesi var. Müşterinin gelip de ne istediğini anlatmasından ona sunacağım taşa, işin sonuçlanmasına kadar uzun bir süreç var. Bu süreç içerisinde insanlarla sürekli iletişim halindesiniz. Her bir müşteri farklı bir hikaye. İnsanları sevmeyen birinin yapacağı bir iş değil. İnsanlarla ikili ilişkiler konusunda ben bana çok şey kattığına inanıyorum. Herkesin farklı zevkleri var. Bunların hepsiyle uzlaşabilmek insanın kişisel gelişimini olumlu yönde etkiliyor. İnsanlar bazen tahammül sınırlarını zorlayabiliyor ama esnafsın ve bunlara dayanman gerekiyor, memnun etmen gerekiyor. Bunları sağlayabilmek insana gerçekten çok büyük olgunluk, erdem katıyor.

Peki neden sizi tercih etmeliler?

Öncelikle ben kendimde ya da atölyemde bir keramet aramıyorum. Bizim inancımız gereği rızkı veren Allah’tır. Her şey nasiptir. En birinci etken bu. İlk gelen müşteri seni tanımıyor. Tamamen nasibi ile geliyor. İkincisi artık sana kalmış. Eğer sen gelen müşterileri memnun etmişsen ve yaptığın iş güzelse iş kendi reklamını yapıyor memnun ettiğin insanda senin reklamını yapıyor ve bir çevre ediniyorsun. Her yaptığın iş senin için bir şube. Her memnun müşteri, senin yeniden açmış olduğun bir şube. Ve hani para kazandıran bir şube. Sen bu müşteriye malzeme satarken, hizmet verirken para kazanıyorsun, bundan sonra  gönderdiği her müşteri de sana para kazandırmaya devam ediyor. Hatalarımız muhakkak vardır ama hataların telafisi için de insanlara hoşgörüyle yaklaşıp hatamızı telafi edebilmek bizim en büyük artımız diye düşünüyorum ben.

Hangi il ve ilçelerde hizmet veriyorsunuz?

Yoğunlukla İstanbul, İstanbul dışında da yaptığımız işler var. Müşterilerimi kırmamaya çalışıyorum. İmkanlar doğrultusunda Türkiye’nin her yerine hizmet veriyoruz.

İstanbul sizin için ne ifade ediyor?

İstanbul benim için bir ticarethane.

Kastamonu sizin için ne ifade ediyor?

Kastamonu bizim vatanımız, doğup büyüdüğümüz yer, rahat nefes aldığımız bir yer. İstanbul’da doyuyoruz ama orada doğduk. O yüzden Kastamonu’nun yine bizde yeri her zaman çok çok özeldir.

Sivil toplum kuruluşlarında yer alıyor musunuz?

Köy derneğimiz var. İşimizin üçte biri kadar zamanımızı alıyor. STK’larla uğraşan insanlar çok iyi bilir ki derneklerin kendi içinde küçük tatlı çekişmeleri vardır. Bu çekişmeler insanlara hem heyecan katıyor hem de çalışma arzusunu diri tutuyor. Bu zaten seni işe itiyor. Daha çok ne yapabilirim? Kime faydalı olabilirim? Çevremdeki insanlara ya da köyüme nasıl faydalı olurum diye düşünmeye başlıyorsunuz. Bu anlamda her türlü faaliyetin içinde varız. Bu faaliyetlerin karşılığında kârımız nedir diye baktığınız zaman; insanların Allah razı olsun demesi bize yetiyor. Biz STK olarak insanlara dokunduğumuza inanıyoruz.

Mermerciler Derneği’nde yer alıyor musunuz?

Mermerciler Derneği’nde üye olarak yer alıyoruz, yönetiminde yokuz. Mermerciler Odası’ndan ise kaydımızı sildirdik. Çünkü inşaata faaliyete girdiğimiz için ticaret odasına kayıt olmamız gerekiyor, iki oda kaydını kabul etmiyorlar. Bu değişmiş, daha önce iki odanın kaydı kabul olmuyordu. İnşaat mermerin ek faaliyet alanı olarak olmuyor. İnşaat yapıyorsun ve mermeri ek faaliyet alanı olarak gösteriyorsun. Bu nedenle iki yıldır Mermerciler Odası’nda yokuz. Ticaret Odası kaydımız var bu şekilde devam ediyoruz.

Rehber 37 olarak, sorularımıza içtenlikle cevap verdiğiniz için sizlere teşekkür ediyor başarılar diliyoruz.

Acar Kardeşler İle Su Armatürleri Sektörüne Dair Söyleşi…

Mehmet Görgülü İle Viale Mobilya Ve Sektöre Dair Söyleşi…

Hüseyin Mengi ile Mengi Yay ve Sektöre Dair Söyleşi

Firma hakkında yorum yapmak ister misiniz?

0

Henüz hiç yorum yok. İlk yorumu siz yazın.